KURD İŞÇİLERİNE YÖNELİK IRKÇI SALDIRILARI ŞİDDETLE KINIYORUM
Zonguldak’ın Alaplı ilçesine bağlı Bektaşlı köyüne, alın teriyle ekmeklerini kazanmak için Cizre ve Silopi’den giden mevsimlik Kurd işçilerin ve ailelerinin saldırıya uğradığı yönündeki haberler son derece vahimdir.
Aralarında kadınların ve çocukların da bulunduğu insanların korku ve panik içinde bölgeden ayrılmak zorunda kalması kabul edilemez. Çocukların ağladığı, ailelerin can güvenliğinden endişe ettiği bir tablo karşısında sessiz kalmak mümkün değildir.
Zonguldak’ta yaşandığı bildirilen bu saldırıyı ve Türkiye’nin farklı illerinde Kurd işçilere, ailelere ve yurttaşlara yönelik her türlü ırkçı saldırıyı en sert biçimde kınıyorum.
Bir insanın kimliği, dili, memleketi veya Kurd olması; tehdit edilmesinin, aşağılanmasının ya da şiddete maruz bırakılmasının gerekçesi olamaz. Kurd işçileri yalnızca emeklerini ortaya koymak ve ailelerinin geçimini sağlamak için kilometrelerce yol gidiyor. Alın teriyle çalışan insanlara saldırmak ne cesarettir ne de kahramanlıktır. Bu, açık bir zorbalıktır.
Yetkili makamların görevi yalnızca olay sonrasında güvenlik tedbiri almak değildir. Saldırının bütün yönleriyle araştırılması, sorumluların hukuk önünde hesap vermesi ve benzer olayların tekrarını önleyecek etkili tedbirlerin alınması gerekir. Irkçı saldırılar cezasızlıkla beslenmemelidir.
Kurd milletine de çağrım açıktır: Nerede yaşarsak yaşayalım birbirimizin canına, emeğine ve onuruna sahip çıkmalıyız. Provokasyonlara kapılmadan, hukuktan ve meşru demokratik mücadeleden ayrılmadan dayanışmamızı güçlendirmeliyiz.
Zonguldak’taki saldırıya uğrayan işçilerimize, çocuklarımıza ve ailelerine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Onların yalnız olmadığını özellikle belirtmek istiyorum.
Irkçılığı, nefreti ve Kurd halkına yönelik her türlü saldırıyı reddediyorum. İnsan onuruna, emeğe ve halkımızın güvenliğine yönelik saldırılar karşısında sessiz kalmayacağız.
Hüseyin Baybaşin