Asil ve soylu değerlerin mirasçısı olan Kurd milleti olarak rehavet içinde olamayız. Sorumsuzca ortaya konan söylem ve eylemlerle emek ve zaman heba edilemez. Küçük işlerle oyalanmak, asli konularımızı geri plana itmemize yol açar; sorunlarımız derindir ve bunu iyileştirmek biricik sorumluluğumuzdur.
Welatımızın topraklarının birliğini temin ederek milletimizin kendi kaderini tayin etmesini sağlamak, vazgeçilmez ve müzakere edilemez hedefimizdir. Milletimizin güvenlik ve refah içinde yaşaması, kendi topraklarında kendi kendini yönetmesiyle mümkündür; bunun alternatifi yoktur.
Son yüz yıllık süreçte Kurd halkına dayatılan sistemli uygulamalar nedeniyle bazı kesimlerde fırsatçı, çıkarcı ve küçük hesaplara saplanmış davranışlar alışkanlık hâline gelmiştir; ayrıca Kurd ve Kurdistan düşmanlarına bağımlı hâle gelmiş bireyler ortaya çıkmıştır. Bu gerçekleri bilerek, hedefimize odaklanmak zorundayız.
Yolumuz boyunca cırtlak, karmaşık ve dikkat dağıtıcı sesler duyulacaktır — tıpkı bugün bir dergide yer alan yazı örneğinde olduğu gibi. Ancak hedefimiz nettir ve hedefe ulaşmamız kaçınılmazdır. Hedefe varmak için kurulması gereken ittifaklar, müttefiklikler ve güç birlikleri, Kurdistan Birleşik Devletleri hükümetinin mensuplarının asli görev ve sorumluluk alanıdır.
Bu çerçevede; disiplin, kararlılık ve devlet aklıyla hareket ederek, milletimizin onurunu, güvenliğini ve refahını temin etmeyi esas alacağız.