10 Kasım tarihi itibariyle Mustafa Kemal’i pohpohlayan bugünkü Türkiye yöneticileri hepimiz gibi çok iyi biliyorlar ki asıl sen, Osmanlı’nın olanaklarıyla eğitilmiş ve yetiştirilmiş; Osmanlı’ya ihanet eden odanğın başısın. İngiliz ve Fransız öncülüğünde, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra işgalcilerle anlaşma yaparak Osmanlı’yı tasfiye etmeyi kabul ettin. İşgalcilerle savaşmadan, 1916’da Sykes–Picot benzeri anlaşmalarla çizilen sınırları kabullenip bu coğrafyaya razı oldun.
Seni yetiştiren devlete, sana görev veren devlete karşı ihanet ettin; ülkenin %90’ının mülkünü işgalcilere teslim edercesine taviz vermek karşılığında Türkiye yönetimine atandın. Sen, senin kuvayi milliyen ve ardından “Türklerin babası” olma iddianız, kendilerini Türk sayanların tercihidir; isteyen onu baba, dede olarak kabul eder. Ancak bizim için o, Kurd katili; insanlık düşmanı bir kişidir. Osmanlı’yı yok eden, özellikle Hicaz ve Şark Komutanlıkları’nda kirli oyunlarla yüz binlerce Osmanlı savaşçısı konumundaki Kurd şahsiyetlerin katledilmesine, açlıktan ve susuzluktan ölmelerine neden olmuştur.
Bu kişinin adını, heykelini ya da ona ait hiçbir şeyi Kurdistan topraklarında istemiyoruz; hiçbir zaman istemeyeceğiz. Kimse kendini kandırmasın; Türkiye’yi yönetenler kendi kendilerini aldatabilirler, göstermek için bazı kötü şahsiyetleri öne çıkarıp kendilerine bağımlı kılmaya çalışabilirler. İnansınlar; öyle devam etsinler. Ancak Kurd halkı bu kişileri ve onları savunanları Kurdistan topraklarında asla kabul etmeyecektir.
Sizin bugün gücünüz olabilir; biz o gücün başımızdan nasıl ineceğini biliriz. Eğer Kurd halkıyla helalleşmek istiyorsanız, öncelikle Mustafa Kemal ve diğerlerinin yaptıkları zulmü kabul edeceksiniz. Türk milletinden özür dileyeceksiniz. “Şehitlerimiz, gazilerimiz” diye sunduğunuz söylemlerle, Kurd halkının topraklarını işgal edip kaynaklarını soyanlar, gerçek anlamda gazi ya da şehit olamazlar. Zulmedenlerin ne gazisi ne de şehidi vardır.
Siz kendi gevezeliğinizi sürdürebilirsiniz; fakat haklı olan taraf er geç kazanır. Biz de haklı olduğumuz için kazanacağız. Sizden korkmayacağız; kendi milletimizle, kendi topraklarımızda duracağız. On yıllardır insanlarımıza zorla yaptığınız bölme ve teslim alma politikalarıyla kutsal topraklarımızın yeraltı ve yerüstü kaynaklarını soyup çalarak kendinizi Kurd halkına affettiremezsiniz; Kurd halkının helalliğini de alamazsınız.