AK parti genel başkan yardımcısı teşkilat başkanı Ahmet Büyükgümüş gibi insanların anlatımları ve bazı yöneticilerin açıklamaları açıkça gösteriyor ki, Türkiye’yi yönetenler gerçekleri kabullenmek istemiyorlar. Kurdistan topraklarında ve Orta Doğu’da terörün kaynağı, merkezî sorumluluğu taşıyan yerin Ankara olduğu açıktır; bunu biliyoruz.
Eğer Türkiye’de gerçek bir barış isteniyorsa, önce terör anlayışıyla ortalığı bulandırmaktan ve karıştırmaktan vazgeçilecektir. Kurdleri yok saymaktan ve yok etmeye çalışmaktan derhal vazgeçmelisiniz. Kendi haklarınızı korurken başkalarının da haklarının olduğunu; onların da kendi haklarını koruma haklarına sahip olduklarını kabul edeceksiniz.
Bunlar yapıldığında, bu anlayış benimsendiğinde Türkiye’yi yönetenler göreceklerdir ki; ISID terör eylemlerini organize etmekle ya da terör örgütlerini koordine etmekle sadece kendilerine zarar veriyorlar ve bunun hiç gereği yoktur. Bu nedenle Kurdlerin üzerindeki zulüm ve baskı ortadan kalkar; Kurd milletinin tepki göstermesine gerek kalmaz.
Kurd milleti bu süreçte kendi geleceğini Kurdistanın bağımsızlığını tartışabilir; bu, Kurdlerin hakkıdır. Türkiye’yi yönetenler, bu gerçeği kabul ederek Kurdistan topraklarında Kurd milletinin yönetimini Kurdlerın ellerine bırakıp onlara yardımcı olurlarsa, çok daha iyi komşuluk ilişkileri içinde bir arada yaşanabilir.
Kurdistan’da yaşayacak Türkler, Kurdler kadar güven içinde olmalıdır. Ayrıca, Türkiye tarafında yaşamayı seçen Kurdlerin de, kendilerini Türk kabul edenler gibi güven içinde yaşaması için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.
Etrafı dolaşıp yeni öldürücü araçlar imal ederek veya benzer yollara başvurarak kimse, Kürd milletinin amacından vazgeçmesini sağlayamaz. Yüz yılı aşan bir dayatma bu; sona ermesi gerekir. Bu, tüm tarafların yararınadır. Böylece Kurdler üzerinde öldürücü muameleye gerek kalmaz, Orta Doğu’da huzur tesis edilir ve herkes değerli bir komşuluk ilişkisi içinde yaşam fırsatı bulur.
Ancak bugün için Ankara’da kendilerini güvende gören yönetim anlayışı farklı cephelerden bakmaya devam ediyorsa, tek yanlı dayatmayla “biz ne dersek o olur” mantığı sürdürüldüğü sürece sorunlar bitmez. Bu tutumun değiştirilmesi, bölgeye gerçek bir istikrar getirir.