1925’te, Şex Seîd Efendi öncülüğünde başlatılmış olan serhıldanın, kurd milletinin tarihinde saygın bir yeri vardır. Bununla birlikte, baskının, zulmün ve dayatmanın ahlak dışı olduğu; tamamen hukuksuzlukla kurd milletinin varlığının yok edilmek istendiği bir süreçte başlatılan bir serhıldan olduğunu hatırlayalım.
Cumhuriyetin kuruluşundan sonra Kurdistan’ın bütün bölgelerinde, kurd milletinin değerlerine yönelik alçakça, ahlaksızca, kalleşçe kirli oyunlarla; bir masa ve bir sandalyeden oluşan sözde mahkemeler köy meydanlarında kurulup kimlerin idam edileceği ilan edildi. O insanların zaten tutuklanmış olduklarını, tutuklanmamış olanlar hakkında da gıyaplarında karar verildiğini, ifadelerinin bile alınmadığını ifade edelim.
Şex Seîd Efendi’nin bunlara tepki olarak, kurd milletinin haklarının ve hukukunun asla inkâr edilemeyeceğini ve bu dayatmanın, bu zulmün de kabul edilemeyeceğini ifade ederek yapmış olduğu toplantılardan rahatsız olunduğu için Piran bölgesindeki toplantıları basmak istediler. Cumhuriyet Türkiyesi’nin kudurmuşları, değerli Şex Seîd ve beraberindekilerin savaşa hazırlıksız olduklarını, konuşarak anlaşabileceklerine inandıklarını düşündüler.
Hazırlıksız yakalanmalarına rağmen büyük bir mücadele verdiler. Kurdistan tarihinde ve kurd milletinin gönlünde bu saygın bir yer tutmuştur. Kurtuluş mücadelesinin tamamlanmasıyla, Şex Seîd Efendi’nin öncülüğündeki serhıldanın ve benzeri diğer serhıldanların tarihinin daha net şekilde kurd milletinin eğitim kurumlarında öğretileceğini de bilelim.